Hilal Bebek
İLETİŞİM İÇİN ARAYINIZ: +90 543 934 39 60 +90 216 999 89 58

Psikoterapi ne DEĞİLDİR ?

PSİKOTERAPİ NE DEĞİLDİR ??! (Uzm. Psk. Hilal Bebek)
Konuşarak neyi çözebiliriz ki?

Psikolog beni veya eşimi nasıl değiştirecek?

Psikoterapiden rahatlayarak ve mutlu olarak çıkmalıyım!

Psikolog acılarımı hemen dindirmeli!

Annemi kaybettim, eşim aldattı, psikolog buna ne yapabilir?

Psikoterapinin tek amacı bana mutluluk aşılamaktır!

Psikolog bana nasihat etmeli ve akıl vermelidir!

Psikologlar dinlemekten başka bir şey yapmaz!

Terapiye iç dökmek için gidilir!

Ben deli miyim ki psikologa gideyim !

Psikoterapinin ne olduğunu anlamaya ne olmadığının sınırlarını çizerek başlayalım. Psikoterapi süreciyle toplumdaki ilgili hatalı inançlar, bilgi eksikliği ve gerçek dışı beklentiler terapiye bakışımızı etkiler. Kimilerini terapiye gitmekten alıkoyup faydalanabilecekleri bir kaynaktan mahrum bırakırken kimilerinin de terapi sürecini sekteye uğratır ve sağlayacakları faydayı ketler ya da terapiyi zamanından önce bırakmalarına neden olur.

PSİKOTERAPİYE BAKIŞIMIZ, HASTALIĞA VE ACILARIMIZA BAKIŞIMIZDAN BESLENİR

Psikoterapinin ne olduğuna dair inançlar aslında genel olarak iç içedir. Biri diğeri ile çok ilgili ve bağlantılıdır. Hepsinin altında ortak bir zemin, ana bir tema yatar. Bu temaya göre; “Psikoterapi ortamı, sihirli bir değnek gibi algılanma eğiliminde psikolog, tepside mutluluğu sunacak şifa dağıtıcı olarak görülmeye müsait acı, arkaya bakılmadan kaçılması ve hemen yok edilmesi gereken bir duygu kontrol ve hakimiyet, kurtarıcı olarak algınan terapiste ait mutluluk, vazgeçilemez sancı, kabul edilemez hastalık, ise halledilemezdir”. Bu noktada psikoterapinin ne olmadığı, hastalığın ve tedavi edilmesi gereken durumun ne olup olmadığı ile de iç içedir. Psikoterapiye bakışımız, hastalığa ve acılarımıza bakışımızdan beslenir.

PSİKOLOG SİHİRLİ DEĞNEĞİ OLAN BİR ŞİFA DAĞITICI DEĞİLDİR

Öncelikle psikolog bir kurtarıcı, kahraman veya sihirli değneği olan bir şifa dağıtıcı değildir. Terapi sürecinde hasta ile terapist bir ekip çalışmasının içindedir. Hastalığın veya sorunun bir durdurma tuşu yoktur. Terapötik ortam, en başta kendini keşif sürecidir. Kişi, bu süreçte terapist eşliğinde duygularını tanıma, ihtiyaçlarını anlama, kendisi ile diyalog kurma, hastalığının doğasını öğrenme ve onunla doğru ilişkiyi kurabilme yolunda ilerler. Bu noktada terapist ve hasta arasında karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. Terapist ve hastanın işbirliği, tek başına terapistin veya tek başına hastanın keşfedeceklerinden çok daha fazlasıdır. Gestalt yaklaşımının söylemi gibi “Bütün, parçaların toplamından fazladır” ve iyileşme, ne tek başına terapistin, ne de tek başına hastanın alanı içindedir. Kişi, “hadi hemen sorunumu çöz” veya “psikoloğum beni sen kurtar” isteğiyle terapi sürecine gittiğinde belki de terapistle keşfedeceği ilk şey, hayatındaki kurtarıcının neden kendisinin olamadığı, çözüm üzerinde bir kontrolü olup olmadığına dair ne düşündüğü veya günlük hayatında da insanlar kendisine çözüm üretmedikçe sorunlar içinde etkisiz kalıp kalmadığıdır.

PSİKOTERAPİ, YALNIZ KONUŞMA, DİNLEYEREK RAHATLATMA YA DA BİR İÇ DÖKME ORTAMINDAN İBARET DEĞİLDİR

Psikoterapi süreci, bütün bu parçaları içermekle birlikte, tek başına bu parçalardan ibaret olarak görülmemelidir. Konuşmak, elbette bu süreçte terapist ve hasta için en önemli araçtır. Bununla birlikte psikolog bir akıl verici, nasihat edici, yönlendirici veya karar verici konumunda değildir. Kişi, başa çıkamadığı sorunlar ile oturduğu koltukta, psikolog ile birlikte bir yapbozun parçalarını tamamlamaya, resmin bütününü ortaya çıkarmaya çalışır. Bu noktada psikolog hazır resmi hastaya sunmaz. Kişinin kendi sonuçları, kararları, çözümleri ve keşiflerini bulmasına yardımcı olur. Nasıl ki, tırtıl, kozasından çıkmaya çalışırken yaşadığı zorluk sayesinde kanatlarını geliştirip uçabiliyorsa ve nasıl ki tırtılın yırtacağı kozayı biz yırtacak olsak kanat gelişimini engellemiş ve uçuşunu baltalamış olursak. Terapi ortamında da nasihat edici ve akıl verici bir psikolog hastanın kanat gelişimini sekteye uğratır. Konuşmak, iç dökmek, rahatlamak, yol göstermek uygun dozda ve uygun zamanda sürecin içinde olan fakat sürecin bütününden ibaret olmayan parçalardır.

YÜZLEŞME, FARKINDALIK VE SORUMLULUK ALMAk ÖNEMLİ

Terapi sürecinin önemli unsurlarından olan yüzleşme, farkındalık ve sorumluluk alma, kişinin yaralarına elini sürmesini ve zaman zaman elini taşın altına koymayı gerektirir. Bu durum, çoğu zaman rahatlama değil, sancılanmayı getirecektir. Ancak bu sancı, tedavi açısından iyiye işarettir. Dolayısıyla terapide süreklilik gösteren bir mutluluk hali hem gerçekçi olmayan bir beklenti, hem de terapi ile ilgili soru işareti oluşturması gereken bir durum olarak görülebilir. Elbette hemen hemen birçok kişi, psikoterapiye acısını dindirmek için gider. Her terapide bu, sürecin nihai hedefi olarak kabul edilir. Psikolog ile hastanın amacı, en nihayetinde kişinin mutlu olabilmesi, acılarının hafiflemesi, hayatından keyif alması ve yaşam kalitesinin artmasıdır. Ancak acının hangi durumdaki hangi dozu sağlıklı ve işe yarardır? Acıya toleransımızı belirleyen şey nedir? Acı verici olaylar kimilerini ilerletip, olgunlaştırıp, pişirirken aynı acı hangi unsurların devreye girmesi ile diğerlerini geriletip daraltmaktadır? Bu noktada hedeflenen, kişinin acısız bir yaşam sürmesi değil yerinde ve dozunda acıları ile barışık hale gelmesi, acının sağlıklı olmayan boyutuna ise şifa bulmasıdır. Kişiyi daima acılarından sıyırmaktan çok onun acı ile kurduğu ilişkinin irdelenmesi, hangi nedenlerle acıdan bu kadar kaçar hale geldiği, toleransını neyin düşürdüğü ve nelerin kendisini dayanıksız kıldığı, yaşadığı durumlarda acının dozunu nelerin arttırdığı, tam olarak terapinin yakalaması gereken ana damarlardır.

ACI ÇEKMEK = PSİKOLOJİK BOZUKLUK, DENKLEMİ YANLIŞ

Psikologa giden insanlardan bazıları “aslında belli bir neden yok” diyerek, bazıları ise sağlam gerekçelerine tutunarak gelir. Neden, her ne olursa olsun, terapinin ana ekseni, dış koşulları değiştirmek değildir. Koşullar ile ilgili yapılabilecekler, çevreyi düzenleme, problem çözme becerisi elbette bu alanın içindedir ancak asıl değişim ve gelişim çevrenin ve acı verici kaynakların yapılandırılması ile değil kişinin iç kaynaklarının yapılandırılması ile gerçekleştirilir. “Depremde göçük altında kaldım terapist buna ne yapabilir?”, “Annemi kaybettim, konuşarak ne değişecek ki?”, “Eşim aldattı, psikolog ancak dinleyebilir, yaşamadan bilemez” gibi yaklaşımlar sorunun tam olarak ne olduğunu belirleyememekten ve terapinin neye hizmet edeceğini bilememekten gelir. Elbette çoğu çok zaman psikolojimizi etkileyecek sağlam gerekçelerimiz olabilir. Psikolog, ne annenizi geri getirebilir, ne de sizi depremden önceye götürebilir. ancak acınızın psikolojik rahatsızlığa döndüğü dönemece müdahale edebilir. Acı=psikolojik bozukluk değildir. Eğer haklı ve uygun dozdaki üzüntünüzün süresi uzadı, dozu arttı, işlevinizi bozdu ve etkisi kendilik değeri gibi başka alanlara da yayıldıysa anne kaybı veya depremin acısından öteye uzanan ve terapiyi ilgilendiren bir şeyler tetiklenmiş demektir. Terapi, duruma uygun acınızı bir kenarda bırakır, fazlasını atar, kalanı ile barışık olup onu da bir gelişime dönüştürmenizi amaçlar. Acılarımızın iki uçlu etkisi vardır. Acıyı algılama ve onunla ilişki kurma biçimimiz, bizim onun ilerleten mi, yoksa gerileten ucunda mı olup olmayacağımızı belirler. Hastalık da dahil, her deneyim birer hayat malzemesidir ve onu nasıl kullanacağımızı bildiğimizde güzel binalar inşa edilebilir.

Sonuç olarak psikolog, dinleyerek veya konuşarak çözen kurtarıcı; hastalık, acı çekmekle aynı anlama gelen durum; hasta, terapi sürecinde hiçbir etkisi ve payı olmayan kişi; iyilik hali, bütün hüzünlerden kurtulma ve kaygılanmama garantisi; mutluluk ise bize altın tepside sunulabilecek ve her daim aktif olması gereken bir duygu değildir. Belki de bütün bu inançlarımız tam da hastalığımıza neden olanlar ile ortak bir kökte birleşmektedir. Belki de günlük hayatımızda da başımıza iş açan, “ötekilerin kurtaracı ya da düşman”, “mutluluğun dışarıdan sunulan” “acının kabul edilemeyen” bir şey olduğuna dair inançlarımızda saklıdır.

Uygulamalar

Tüm Psikolog Uygulamaları hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.