Hilal Bebek
İLETİŞİM İÇİN ARAYINIZ: +90 543 934 39 60 +90 216 999 89 58

Depresyon Nedir, Hasta ve Yakınları Ne Yapmalıdır?

DEPRESYON NEDİR?  HASTA VE YAKINLARI NASIL DAVRANMALIDIR? (Uzm. Psk. Hilal Bebek)

DEPRESYON NEDİR?
Depresyon; isteksizlik, karamsarlık, keyif alamama, enerjisizlik, özgüvende azalma, suçluluk duyguları gibi belirtilerin bir arada olduğu bir duygu durum bozukluğudur. Geçici depresif duygulanım “sağlıklı” bireylerde ve dönem dönem görülebilir hatta gün içersinde de kendini gösterebilir ancak bunun “hastalık” olarak değerlendirilmesi için belirtilerin bir arada, bir aydan fazla, işlevselliği bozan bir düzeyde olması gerekmektedir.

YAKINLARI İÇİN ÖNERİLER
Depresif belirtileri kişilik özellikleri ile karıştırmayınız. Depresif belirtiler geçicidir ve kişinin “karakterinin değiştiği” ya da “artık eskisi gibi biri olmadığı” anlamına gelmez.

İyileşme sürecinde, sosyal desteğin önemi büyüktür. Kişilerin depresif duygulanımını anlamanız, yargılamamanız, eleştirmemeniz iyileşme süreçlerini hızlandıracaktır.

Hastalık ile ilgili etiketlemelerden şiddetle kaçınınız. Depresyonun her bireyin yaşantılayabileceği bir durum olduğunu unutmayın.

İşlev kaybı, yavaşlama, kişinin isteksizlik ve enerjisizliğinin kişinin elinde olmadığını unutmayın ve onu bu durumlar için eleştirmeyin.

Kişiden bir an önce değişmesi yönündeki beklentileriniz gerçekçi olmayacak ve üzerinde baskı hissetmesine sebep olacaktır. Değişim için kendisine zaman verin, “bu haliyle de kendisinden rahatsız olmadığınız” mesajını almasını sağlayın ve “hadi artık çık şu depresyondan” gibi bu süreci kabullenmekte zorlandığınız anlamına gelebilecek cümlelerde kaçının.

Kişinin eski sorumluluklarına yumuşak geçiş yapmasını sağlayın. Birden eski yükümlülüklerini üstlenmesi kendisini zorlayacaktır. Bu konuda kendisine destek olun.

Akıl vermek, nasihat etmek, kişiye anlaşılmadığı duygusunu yaşatabilir. “Depresyonda olacak ne var.. “ gibi başlayan cümleler kullanmayın. Kişinin duygularının farkında olduğunuz ancak çözüm odaklı olmaya çalıştığınız mesajını açık ve net bir şekilde verin.

Depresif belirtilerden dolayı suçlama, eleştirme ve imalarda bulunmayın.

Koşulsuz kabul ve sevgi mesajını almak depresyondaki kişiler için oldukça önemlidir. “Artık benden sıkıldılar”, “depresyonda olmamdan bıktılar” şeklinde düşünceleri olabilir ve bu mesajı çok detay tavır ve mimiklerden bile alabilirler. BU noktada hassasiyet ve duyarlılığınızı canlı tutarak, kendisine onu olduğu hali ile kabul edildiği ve değişimin kendisi için iyi olacağı için istendiği mesajını verin.

Meşguliyet alanları oluşturmasına yardımcı olun, kendisi ile birlikte vakit geçirin ancak desteğinizi bunu baskı şeklinde hissedeceği noktaya taşımamaya özen gösterin.

İlaç ve Terapi devamlılığına destek olun. Ancak doktor rolünü üstlenmemeye özen gösterin. Tedavi ekibinin müdahale etmesi ve söylemesi gerekenleri siz üstlendiğinizde roller karışacak ve ilişkileri olumsuz yönde etkileyecektir. BU tür durumlarda uyarıyı tedavi ekibine bırakın.

Olağan dalgalanmalar, geçici depresif belirtiler sizi endişelendirmesin. İyileşme sürecinde kişinin duygulanımı devamlı olarak artan bir şekilde pozitife gitmeyecektir. Zaman zaman dalgalanmalar, iniş ve çıkışlar olacaktır. Bu durumu gerileme olarak yorumlamayın ve hastaya da bunun olağan olduğunu hatırlatın.

Kişinin birden değişme ve eskisi gibi olma beklentisini yavaşlatmaya ve aceleci olmaması yönünde kendisine destek olmaya çalışın.

Olumlu duygu ifadesi, ortak paylaşım alanları oluşturmanın tedavi edici etkisi olduğunu unutmayın.

HASTALAR İÇİN ÖNERİLER

Depresif belirtileri kişilik özellikleri ile karıştırmayınız. Depresif belirtiler geçicidir ve “karakterinizin değiştiği” ya da “artık kişi olarak eskisi gibi biri olmadığınız” anlamına gelmez.

Depresyonda yaşadığınız işlev kaybı, “yetersizlik” anlamına gelmemektedir. Ayağınız kırıldığında yürüyememeniz gibi, depresyonda olduğunuzda da bazı şeyleri yapmakta zorlanırsınız. Kendinize yönelik suçlayıcı düşünceler depresyonunuzu arttırır.

Kendinize gerçekçi beklentiler oluşturun, yatış sonrasındaki hayatınızda sorumluluklarınız ve rutin günlük yaşamınıza yumuşak bir geçiş yapın. Birden değişip bütün sorumlulukları üstlenmek gibi bir beklentiye girmek sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

İyileşme sürecinde dalgalanmalar olabilir, zaman zaman depresif belirtilerde artış, duygu durumda değişmeler görülebilir, bu sürecin iyileşme döneminin bir parçası olduğunu hatırlayın ve “eskisi gibi olacağım, başa dönüyorum” şeklindeki olumsuz düşüncelerden kendinizi uzaklaştırın.

Depresyonun olumsuz etiketlemelerinden kaçının. Depresyonda olmak kötü ya da ayıp bir durum değildir. Yapılan araştırmalar en az iki kişiden birinin hayatı boyunca en az bir defa depresyon geçirdiğini göstermektedir

Kendinize meşguliyet alanları oluşturarak, hayatınızın odağını tek bir nokta olmaktan çıkarın. Olumlu duygular bir çok zaman kendiliğinden gelmez, bir davranış ya da düşüncenin peşinden gelir. Olumlu duygu ya da isteğe sahip olduktan sonra birşeyler yapmayı beklemeyin. Önce birşeyler yapın, istek ve olumlu duygulanım ardından gelecektir.

Yakınlarınız ile daha fazla vakit geçirin. Duygularınızı ifade edin, diğer insanların ne hissettiğine verdiğiniz önem kadar kendi duygu ve ihtiyaçlarınızı da gözetin.

Geçici depresif belirtiler dönem dönem herkesin hayatında belirebilir. Aldığınız tedavi hayatınız boyunca hiç depresif belirti yaşamayacağınız anlamına gelmez. Kendinizde depresif belirtiler bahsettiğinizde bu belirtiler eski olumsuz depresyon deneyiminizi çağrıştırabilir. Bu noktada “eyvah eskisi gibi oluyorum”, “yeniden hastalanacağım”, “bu belirtiler bende olmamalıydı” şeklinde yorumlamalardan kaçının aksi takdirde bu tür yorumlamalar geçici olan depresif duygulanımın süresini uzatabilir.

Duruma oranla yaşanan bazı depresif duygulanımın olağan ve normal olduğunu unutmayın.

Sevdikleriniz ile ilgili endişeleriniz olduğunda duygularınızı yakınlarınızla paylaşın. Endişelerinizin peşinden gitmeden önce sorgulayın ve size mantıksız gelen endişelenmeler sizi ele geçirmeden psikoloğunuz ya da doktorunuzla paylaşın . Belirtileri “kıvılcımken söndürün”, ilerlemesini beklemeyin.

Hareketsizlik gibi sizi endişelendiren bazı bedensel durumlar ile ilgili yapacağınız yorumlar, duygularınızın olumlu ya da olumsuz yönde olup olmayacağını belirleyecektir. Hareketsizlik, bu süreçte geçici bir durumdur. “Hep böyle kalacağım” “hemen eskisi gibi olmalıyım” şeklinde yorumlarda bulunmayın. Durumun geçici olduğunu, hareketsizliğin yavaş yavaş açılacağını, birden eski performansı kendinizden beklemenin gerçekçi olmayacağını hatırlayın.

Kendinizi “Alçı Dönemi”nde gibi algılayın, beklentilerinizi birden koşmak şeklinde oluşturmayın, eski sorumluluklarınıza yumuşak geçişler yapın.

Pozitif yönlerinizin farkında olun, çabalarınızı takdir edin, olumsuz anılara değil olumlu olanlara hafızanızı yönlendirin.

Uygulamalar

Tüm Psikolog Uygulamaları hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.