Hilal Bebek
İLETİŞİM İÇİN ARAYINIZ: +90 543 934 39 60 +90 216 999 89 58

Bilişsel Davranışçı Terapi

Psikoterapi, sözel iletişim aracılığı ile kişinin problemlerini anlama, analiz etme, çözme ve yeniden yapılandırma süreçlerini içermektedir. Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımı çağdaş psikoterapi yaklaşımlarından biridir. Psikoloji ve psikopatoloji alanındaki bilimsel bulgulara dayanmaktadır. Bilgi işlemleme ve öğrenme kuramlarını temel alan bu yaklaşım algı çalışmaları, bellek, dikkat ve mantık yürütme ile ilgili araştırmalardan da beslenmiş ve içine katmıştır. Yüzlerce klinik araştırma ile etkinliği sınanmış ve psikolojik bozukluklarda nasıl etki ettiği bulgulanmış ve desteklenmiştir.

Bilişsel Davranışçı Terapi, öncelikli olarak kişinin güncel sorunlarına odaklanmakta ve bugününü baz almaktadır. Terapi süreci, yapılandırılmış, çerçevesi ve hedefleri belli, yöntemleri belli ve zamansal olarak görece daha kısa süreli bir sonuçlanmayı hedef alan sistematik bir süreçtir. Bilişsel Davranışçı Terapi aracılığı ile güncel problemlerin çözümü, çözüm beceriler ve perspektif değişiminin kişiye öğretilmesi aracılığı ile gerçekleştirilir. Terapist, akıl ya da karar vermez, yönlendirme yapmaz daha ziyade kişiye kendisini keşif için alan ve becerilerini geliştirmek için olanak sağlar. Bu durum kişinin terapiye ve terapistine bağımlılık geliştirme riskini azaltarak karnını doyurmayı değil “balık tutmayı” öğrenmesine neden olur. Bu da,  kişinin çarpık düşüncelerini değiştirmesi, inançlarını esnetmesi ya da yeniden yapılandırması, çevre ve kendisi ile yeni ve daha esnek ilişkiler kurarak davranış ve tutumlarını değiştirmesi ile sağlanır.

ALGI, DUYGU ve “GERÇEKLİK”

Gözlükleri değiştirin..

Bilişsel Davranışçı Terapi’ye göre, olayları ve durumları algılama ya da yorumlama biçimlerimiz duygusal tepkilerimizi ve bununla paralel davranışlarımızı şekillendirir. Örneğin suratı asık biri ile ilgili “benden sıkıldı” diye yorumlama yapan kişinin duygusu ve davranışı ile “bugun galiba canı sıkkın” şeklinde yorum yapan kişinin ki aynı olmayacaktır. Bu bağlamda, duygular direkt olarak olayın kendisi ile şekillenmemektedir. Durumla ilgili düşüncelerimiz, yorumlarımız olayların yani dış dünyadan gelen bilgilerin işlemden geçmesini sağlayarak bu girdinin nasıl bir çıktıya dönüşeceğini belirler. İnsanlar özellikle stres ya da gerilim altında dış dünyayı ve olayları çarpıtarak ve yanlış-yanlı işlemlerden geçirerek algılarlar. Bilişsel davranışçı terapide uygunsuz ve gerçeği olduğu gibi yansıtmayan düşünceler, tespit edilerek, sorgulanmaya, daha gerçekçi hale getirilmeye ve yeniden yapılandırmaya tabi tutulurlar.

Örneğin, sunum sırasında gerilim içerisinde olan kişinin belleği; eski olumsuz sunum performansları ile ilgili bilgileri daha fazla çağırır olumlu deneyimleri atlar, dikkati; ortamda kendisine gülümsemeyenlere daha fazla odaklanır ve ilgili olanları eler ve yorumları ya da tahminleri de; gülümsemeyen insanların olsa olsa kendi sıkıcılığı ile bağdaştırılabileceği yönünde olur ise, DÜNYA ALGISI; tamamen kötü sunum yapacağına işaret eden bir “gerçeklik” yanılsaması yaratır.  Oysaki bellek, dikkat ve yorumlar farklı yönde kullanılacak olsa aynı ortamda farklı bir algı ve daha kuş bakışı bir gerçeklik yaratılabilir.

TERAPİYE GELEN KİŞİ İÇİN ÖNERİLER

Terapiye gelen kişi için en önemli ilk adım bir amacının olmasıdır. “Terapiden beklentim ne?”, “Neyin değişmesi gerekli”, “Nasıl hissetmek ve nasıl davranmak istiyorum”, “Şikayetçi olduğum şeyler ortadan kalktığında ne değişecek” gibi konularda fikir sahibi olmak ve hedef belirlemek terapiden alacağını verimi arttıracaktır. Terapist ile bu amaçları gözden geçirmek, hedeflerin belirlenmesi, geliştirilmesi, gerçekçi hale getirilmesi eğer gerekiyorsa daha uygun olanları ile değiştirilmesi gibi adımlar ile danışan ve terapist arasında ortak bir hedef alanı ve ittifak oluşur. Ki değişim ancak bu ittifak zemininde gerçekleşebilir.

Terapiye gelirken gündem belirlemek, terapistin talep ettiği envanter ya da ölçekleri doldurmak terapi sürecine olumlu etki edecektir. Yine terapistinizin önerdiği kitap ve bilgilendirme dökümanlarını okumak, sizi bu sürece daha hızlı hazırlar ve adaptasyonu kolaylaştırır.

Seans içerisinde öğrendiklerini hayata aktarabilmek, egzersiz ve teknikleri uygulamaya çalışmak, seansların düzenli ve istikrarlı devam ettirilmesi bu süreci hem daha verimli hem de daha etkili kılacaktır.

TERAPİDE İLİŞKİ BİÇİMİ

Terapi sürecinde terapist ve danışan bir ekip işi çıkarmaktadır. İkiside seans içerisinde aktif ve eşittir.  Terapist danışan adına sorumluluk almaz, karar vermez sadece onunla birlikte keşfe çıkar. Danışan ve terapist arasındaki ilişki humanist ve eşitlikçi olmak ile birlikte sınırların korunması, sosyalleşme ya da terapist danışan rollerinden kayma olacak bir ilişki yapılanmasına gidilmesi hem danışana hem de terapiye zarar verecektir.

TERAPİDE SÜRE ve YAŞ ARALIĞI

Bilişsel davranışçı terapi, sözel iletişim kurabilen çocuk, ergen, yetişkinler üzerinde uygulanabilir. Diğer terapi biçimlerine görece daha kısa süreli olması ile de ön plana çıkmaktadır. Tedavi planı yapılandırılır ve ortalama 6 ile 16 hafta bazı durumlar da ise 24 haftaya kadar uzamaktadır. Ortalama süreyi veren bu istatistikler, ağır kişilik patalojilerini yansıtmayacaktır.

İLAÇ TEDAVİSİ

Bilişsel Davranışçı Terapi ile birlikte ilaç tedavisinin yürütülmesi mümkündür. Yapılan araştırmalar, BDT etkililiğinin bazı durumlarda ilaçlara eş bazılarında ise daha fazla olduğunu göstermiştir. Ancak bazı durumlarda biyolojik müdahale gerekli hatta terapiden daha önceliklidir.

 Psikolog- Hekim İşbirliği, psikolojik tedavi sürecinde her zaman için sürecin daha kontrollü ve daha sağlam yürütülmesini sağlar. İlaç tedavisi gereksin ya da gerekmesin hastanın ruh sağlığını masaya yatıran bir süreçte psikologların hekim ile birlikte işbirliği yapmasında hastanın lehine olacak boyutlar vardır.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİNİN ETKİLİ OLDUĞU ALANLAR;

  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Depresyon
  • Cinsel işlev bozuklukları
  • Çift tedavileri ve aile terapileri
  • Anksiyete bozuklukları
  • Obsesif kompulsif bozukluk
  • Panik bozukluk
  • Hipokondriyazis
  • Alkol ve madde kötüye kullanımı
  • Yeme bozuklukları
  • Somatoform bozukluklar
  • Sosyal fobi
  • Özgül fobiler
  • Tik gibi çeşitli davranış problemleri
  • Yeme bozuklukları

      BDT’nin tedaviye katkı sağladığı diğer alanlar;

  • İki uçlu duygu durum bozukluğu (Bipolar bozukluk)
  • Öfke kontrolü
  • Kişilik bozuklukları
  • Ağrı kontrolü
  • Çeşitli sağlık sorunlarına uyum sağlama
  • Uyku bozuklukları
  • Şizofreni

Uygulamalar

Tüm Psikolog Uygulamaları hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.